ABD'de limited şirket kurmak ve Türkiye'de yaşamak: Dijital girişimciler için en büyük tuzaklar
Danışmanlık firmamızdan anonimleştirilmiş vaka çalışması. Yasal statü: Temmuz 2026.
· · Decker Emlak Yaklaşık 12 dakika okuma süresi.
Kaynak: Decker Real Estate'in kendi danışmanlık birimi — Tarih: 3 Temmuz 2026
Birçok dijital girişimci için, ABD'de kurulmuş bir limited şirket (LLC) başlangıçta şık bir çözüm gibi görünmektedir: Şirket ABD'de kayıtlıdır, müşteriler uluslararası alandadır, faturalar ABD doları cinsinden düzenlenir ve işin kendisi çevrimiçi olarak yapılır.
Ancak daha sonra Türkiye'ye kalıcı olarak taşınma planı devreye giriyor. İşte tam da bu noktada genellikle hafife alınan sorular ortaya çıkıyor: LLC'nin ABD merkezli olması yeterli mi? Kazançlar otomatik olarak "yabancı" mı kalıyor? Fethiye, Kaş, Alanya veya İzmir'deki dairemden LLC'm için çalışabilir miyim? Ve LLC, ikamet, çalışma izinleri ve vergiler açısından da temiz bir çözüm mü?
Bu makale bireysel vergi veya hukuki danışmanlığın yerini tutmaz. Aksine, Türkiye'ye kalıcı olarak taşınmadan önce hangi noktaların dikkate alınması gerektiğini göstermeyi amaçlamaktadır.
Anonimleştirilmiş vaka çalışması
Alman bir iş kadını Türkiye'ye kalıcı olarak taşınmak istiyor. ABD'de tek üyeli bir limited şirketine (LLC) sahip. Bu LLC, web tasarımı, çevrimiçi kurslar ve dijital hizmetler için uluslararası müşterilere fatura kesmek amacıyla kullanılacak.
Varsayım şudur ki
Girişimcinin başlangıç noktası
Şirket ABD merkezlidir, müşteriler Türkiye dışında bulunmaktadır, faturalar şirket tarafından düzenlenmekte ve para yabancı bir hesaba aktarılmaktadır.
Yanlışlık
Dolayısıyla, gelirlerin Türkiye kaynaklı olmadığı iddia ediliyor; ancak bu varsayım, pratikte bu kadar genel anlamda geçerli değil.
Pratikte, "doğru" veya "yanlış" diye cevap vermezdik. Öncelikle şunu açıklardık: Şirket adresi, banka hesabı ve müşteri adresi çekin sadece bir parçasıdır. Daha da önemlisi, kişinin yaşadığı, çalıştığı, hizmet verdiği, müşterilerini yönettiği ve işletmeyi fiilen yürüttüğü yerdir.
Tek üyeli bir limited şirket otomatik olarak "görünmez" değildir.„
🇺🇸 ABD bakış açısı
ABD'de, tek üyeli bir limited şirket (LLC), federal vergi amaçları için "göz ardı edilen bir kuruluş" olarak değerlendirilebilir. Bu tür bir seçim yapılmadığı takdirde, genellikle sahibinden ayrı olarak vergilendirilmez; işletme faaliyetleri vergi amaçları için sahibine atfedilir. Ancak bu sınıflandırma, ABD federal vergi kanununun bir kuralıdır.
🇺🇷 Türkiye Perspektifi
Bu, Türkiye için de aynı muamelenin otomatik olarak uygulanacağı anlamına gelmez. Belgelerin ABD sisteminde "göz ardı edilen kuruluş" olarak etiketlenmesi, Türk vergi denetiminin sonuçlanması anlamına gelmez. Dolayısıyla, söz konusu limited şirket, esas sözleşmesi, sahiplik yapısı, yönetim hakları, sözleşmeleri, nakit akışları ve fiili ticari faaliyetleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Üç farklı vergi sorunu — sadece bir tane değil.
Bir limited şirket (LLC) yapısı ile Türkiye'ye taşınma durumunda, en az üç ayrı vergi sorunu ortaya çıkabilir.
1 Sahibinin kişisel vergi ikametgahı
Türkiye'de vergi mükellefi olan herkes, genel olarak hem yerel hem de yabancı gelirleri üzerinden Türk gelir vergisine tabidir. Türk gelir vergisi kanunu, Türkiye'de ikamet eden bireyler için geçerlidir.
Bu, her limited şirket gelirinin Türkiye'de kişisel gelir olarak değerlendirileceği anlamına gelmez. Ancak, paranın başlangıçta bir ABD hesabında kalıp kalmadığına bakılmaksızın, kişisel vergi ikametgahı genellikle ilk dikkate alınan noktadır. İlgili faktörler şunlardır: ikametgah ve hayati çıkarların fiili merkezi, Türkiye'de kalış süresi, mevcut konut, aile ve ekonomik bağlar, önceki vergi ikametgahı, limited şirket türü ve gelirin niteliği.
2 Limited şirketin vergi sınıflandırması
Türk kurumlar vergisi kanunu, diğer hususların yanı sıra, bir şirketin kayıtlı merkezinin veya "iş merkezinin" (yönetim yerinin) Türkiye'de bulunup bulunmadığını belirler. Kayıtlı merkezi veya yönetim yeri Türkiye'de olan şirketler, prensip olarak, dünya çapındaki gelirleri üzerinden vergilendirilebilirler.
Bir ABD limited şirketi (LLC) için, bu durum, sadece merkez ofisinin olması nedeniyle Türkiye'de vergiye tabi olacağı anlamına gelmez. Ancak, "LLC'nin gerçekte nerede bulunduğu?" sorusunun neden çok önemli olabileceğini göstermektedir.
3 İşletme binaları ve devam eden faaliyetler
Kişisel ikamet ve yönetimin yanı sıra, daimi iş yeri veya kayıtla ilgili sorunlar da ortaya çıkabilir. Ev ofisi otomatik olarak daimi iş yeri teşkil etmese de (bu çok basitleştirilmiş bir yaklaşım olurdu), bireyin Türkiye'den sürekli olarak müşteri edinmesi, teklif hazırlaması, sözleşme müzakere etmesi veya imzalaması, çevrimiçi kurslar üretmesi, web siteleri geliştirmesi, projeleri yönetmesi, faturaları onaylaması, banka hesaplarını izlemesi, çalışanları veya hizmet sağlayıcıları yönetmesi ve limited şirket için stratejik kararlar alması durumunda risk önemli ölçüde artar.
En yaygın yanılgı: yabancı müşteriyi yabancı gelirle eşdeğer tutmak.
Birçok dijital girişimci haklı olarak şöyle savunuyor: „Müşterilerim Almanya'da, ABD'de veya dünyanın dört bir yanında bulunuyor. Bu nedenle, Türk pazarı için çalışmıyorum.“ Ancak, bu görüş tek başına vergi ve çalışma izni sorunları için yeterli değildir.
Yabancı bir müşteri elbette önemlidir. Ancak aşağıdaki hususlar da aynı derecede önemli olabilir:
- Hizmeti gerçekleştiren kişi nerede bulunuyor?
- Ürün nerede üretiliyor?
- Şirket nerede yönetiliyor?
- Kararlar nereden alınıyor?
- Müşteri ilişkileri nereden yönetiliyor?
- Sürekli kullanılan çalışma ortamı nerede bulunmaktadır?
Şirket, çalışma izni sorununu da çözmüyor.
📜 Alanların ayrılması
Vergi hukuku ve çalışma izni hukuku ayrı alanlardır. Bir kişi Türkiye'de gelirini doğru bir şekilde beyan etse veya vergisini ödese bile, bu durum belirli bir işi yasal olarak yapma iznine sahip olup olmadığı sorusuna otomatik olarak cevap vermez.
🇺🇷 Resmi Pozisyon
Türkiye Çalışma Bakanlığı açıkça belirtmektedir: Türkiye'de kendi işini kurmak ve serbest meslek sahibi olarak çalışmak isteyen yabancılar, faaliyete başlamadan önce çalışma izni başvurusunda bulunmalıdır. İşletme kurulduktan, ticaret siciline veya ticaret odasına kayıt edildikten ve vergi kaydı yapıldıktan sonra çalışma izni başvurusu yapılabilir.
Dolayısıyla en önemli ayrım şudur: Yabancı bir limited şirket varlığını sürdürebilir. Ancak belirleyici faktör, kişinin bu şirketi Türkiye'den sadece pasif olarak mı elinde bulundurduğu yoksa orada kalıcı olarak aktif bir şekilde mi yönettiğidir.
Türk toplumunun neden otomatik olarak kolay bir çözüm olmadığı
Bu nedenle bazı girişimciler ek bir Türk şirketi kurmayı düşünüyor. Bu durum bazı durumlarda faydalı olsa da, yeni gereksinimler de doğuruyor.
Türk şirketlerinin yabancı hissedarları için Çalışma Bakanlığı, yeni bir şirket kurulması durumunda genel olarak aşağıdaki kriterleri belirler:
| kriter | Gereklilik |
|---|---|
| Şirketin ödenmiş sermayesi | en az 500.000 TL |
| Öz sermaye payı | en az 500.000 TL |
| Katılım oranı | en az yüzde 20 |
| Türk işçiler | Yedinci ayın başından itibaren düzenli olarak en az beş |
| Alternatif eşik | Sermaye/istihdam kriterleri, 100.000 ABD doları veya daha fazla sermaye payına sahip yatırımlar için artık geçerli değildir. |
Kaynak: TC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı — Temmuz 2026 itibarıyla
Genel müdür kağıt üzerinde mi, yoksa gerçekte mi?
Bir diğer önemli nokta: Genel müdürlük görevinden resmen çekilmek her zaman yeterli değildir.
Ticaret siciline Yönetim Kurulu Üyesi, Müdür veya CEO olarak kayıtlı olmayan ancak Türkiye'den fiilen karar alan, sözleşme imzalayan, müşterileri yöneten, projeleri kontrol eden, ödemeleri gerçekleştiren ve operasyonel işleri yürüten kişiler, çoğu zaman şirketin ekonomik olarak merkezî kişisi olarak kalırlar.
Sicilde resmen kaydedilenler
Ticaret siciline göre Yönetici Üye, Direktör veya Genel Müdür; bu, fiili kontrolle genellikle aynı şey değildir.
Başka nelerin kontrol edilmesi gerekiyor?
Kim imza yetkisine sahip, banka hesaplarına kim erişebiliyor, müşterilerle kim görüşüyor, hizmeti kim oluşturuyor, günlük işleri kim yönetiyor ve tüm bunlar aslında nerede gerçekleşiyor?
Dolayısıyla, yabancı bir şirkete yapılan pasif yatırım, tamamen Türkiye'den yönetilen aktif bir solo limited şirketinden farklıdır.
LLC ile ilgili sorular için öncelikle açıklığa kavuşturduğumuz konu şudur:
Bizim uygulamamızda, ilk görüşme sırasında bir limited şirketinin "iyi" veya "kötü" olup olmadığını değerlendirmiyoruz. Bunun yerine, öncelikle şirketin gerçek yapısını netleştiriyoruz. Bu, özellikle aşağıdaki soruları içerir:
Pratik sonucumuz şu: Limited Şirket (LLC) bir yapı taşıdır, koordineli planlamanın yerini tutamaz.
ABD'de kurulmuş bir limited şirket (LLC) uluslararası müşteriler, ödeme işlemleri veya mevcut iş yapıları için faydalı olsa da, Türkiye'deki koordineli planlamanın yerini tutamaz.
Kaynaklar ve durum
- Analiz durumu: 3 Temmuz 2026
- ABD İç Gelir Servisi (IRS) — Tek Üyeli Limited Şirket / Göz Ardı Edilen Kuruluş
- Gelir İdaresi Başkanlığı — Gelir ve Kurumlar Vergisi Hukuku
- TC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı - Yabancılar için çalışma izni kuralları
- Kendi danışmanlık firmam: Decker Gayrimenkul, Temmuz 2026
Sonraki adımınız
Türkiye'ye kalıcı olarak taşınmayı planlıyor ve ABD'de kurulmuş bir limited şirketiniz veya başka bir yabancı şirketiniz mi var? İkamet yeri, ikamet ve planlama ile ilgili pratik soruları, herhangi bir yükümlülük altına girmeden ve Almanca olarak açıklığa kavuşturmak için sizinle birlikte çalışacağız.
Decker Emlak · Yetki Belgesi No 3506573 · İzmir / Alanya · info@decker-realestate.com
ABD LLC'leri ve Türkiye'de yaşam hakkında en önemli sorular
Hayır. Önemli olan sadece limited şirketinin kayıtlı adresi değil, sahibinin nerede yaşadığı, çalıştığı ve işletmeyi fiilen yönettiğidir. Bu faktörler aynı anda kişisel vergi ikametgahını, limited şirketin kendisini ve olası kalıcı işyerini etkileyebilir.
Hayır. "Dikkate alınmayan kuruluş" olarak sınıflandırma, ABD federal vergi amaçları için geçerlidir. Türkiye için ise, esas sözleşme, sahiplik yapısı, sözleşmeler ve fiili ticari faaliyetler ayrı ayrı incelenmelidir.
Bu, her bir duruma bağlıdır. Evden çalışma otomatik olarak kalıcı bir iş yeri oluşturmaz; ancak, müşteri edinimi, sözleşme imzalanması ve işletme yönetimi Türkiye'den sürekli olarak yürütüldükçe risk artar.
Hayır. Daha da önemlisi, hizmetin nerede sağlandığına, şirketin nerede yönetildiğine ve kararların ve müşteri ilişkilerinin nereden kontrol edildiğine de bağlıdır.
Muhtemelen. Vergi hukuku ve çalışma izni hukuku ayrı alanlardır; doğru şekilde vergilendirilmiş bir istihdam bile, belirli bir faaliyetin iş hukuku kapsamında izin verilip verilmediği sorusunu otomatik olarak yanıtlamaz.
Mutlaka öyle değil. Yabancı ortaklı yeni Türk şirketlerinin genellikle küçük, tek kişilik işletmeler için ekonomik olarak çoğu zaman mümkün olmayan sermaye ve istihdam kriterlerini karşılamaları gerekir.
Hayır. Kayıtlı olup olmamasına bakılmaksızın, sözleşmeleri kimin imzaladığı, ödemeleri kimin yaptığı, müşterileri kimin yönettiği ve günlük işleri kimin yürüttüğü de çok önemlidir.
İdeal olarak, bu işlem taşınmadan önce, uzun vadeli kira sözleşmesi imzalanmadan önce ve Türkiye'den ilk satışlar başlamadan önce yapılmalıdır; sonrasında değil.
Hayır. Limited Şirket yapıları, daimi işyerleri, çalışma izinleri ve uluslararası vergilendirme konularında önceden bir Türk SMMM/YMM veya vergi avukatına danışılmalı ve Almanya ile bir bağlantı varsa, uluslararası vergi hukuku konusunda Alman bir danışman da devreye sokulmalıdır.
Decker Realestate Türkei, Alanya, Antalya, Fethiye, Izmir sitesinden daha fazla şey keşfedin
En son gönderilerin e-posta adresinize gönderilmesi için abone olun.
Tartışmaya Katıl